6 Mayıs 2013 Pazartesi

Eric Hoffer "Kesin İnançlılar" (Kitle Hareketlerinin Anatomisi)


Eric Hoffer, kitle hareketlerinin psikolojik temelleri üzerine yazmış olduğu bu kitapta; Atatürk, Gandhi, Churchill, Stalin, Lenin gibi önemli liderlerin başarı ve başarısızlıklarının nedenlerini incelerken; Rus Devrimi, Büyük Fransız Devrimi, Protestan Devrimi, Türk Kurtuluş Savaşı, Nazi Hareketi ve Siyonizm gibi birçok kitle hareketlerinin de ortak yönlerini irdeliyor. Kitabın içindekiler kısmına buradan ulaşabilirsiniz.

Her sayfasında ve her cümlesinde insanı düşünmeye iten cümleler barındırdığı için altını çize çize, düşüne düşüne okudum. Bu nedenle kitabı yaklaşık üç haftada bitirdim.

Kitap "The True Believer" ismiyle ilk kez 1951 yılında basılmıştır. Türkçe'ye Erkil Günur tarafından çevrilerek ilk olarak 1978 yılında Tur Yayınları tarafından yayınlanmıştır. Kitabın sonraki baskıları; Akran Yayıncılık (1993), İm Yayın Tasarım (1998) Plato (2007) tarafından yapılmıştır.

Kitaptan Alıntılar
"Görülmeye ve duyulmaya değmeyen gerçeklere karşı 'gözlerini kapamak ve kulaklarını tıkamak' kesin inançlının özel bir yeteneğidir ve bu onun eşsiz cesaret ve azminin kaynağıdır."

"Kendi kendimiz olmak bizi ne kadar az tatmin ederse, başkaları gibi olma isteğimiz o kadar güçlü olur. Bu nedenle, bize yaklaşık olarak benzeyen kişilerden ziyade bizden çok farklı olan kişileri taklit etmeyi ve beğenmediğimiz kişilerden çok, beğendiğimiz kişileri taklit etmeyi daha kolayca benimseriz. Ezilmiş ve hor görülmüş kişilerin taklitçiliği özellikle göze çarpar."

"Bir kitle hareketi atmosferi içinde doğup büyüyen insanlar, kendi kendine yeterli olacak yetenekte olsalar bile, eksik ve bağlı insanlar olarak yetişirler."

"İnsanları isyana teşvik eden şey fiilen çekilen sıkıntı değil, daha iyi şeylerin tadını almış olmaktır."

"Gerçekte hayal kırıklığının başlıca nedeni meşguliyet sahibi olamamaktan ileri gelir ve en şiddetli hayal kırıklığı, enerjisi ve yeteneği olup da çevrenin etkisiyle  paslanmaya terkedilmiş kişilerde bulunur."

"Bir inancın gücü, dağları yerinden oynatmasından değil, yerinden oynatılacak dağları görmemesinden belli olur." (Bergson)

"Anlaşılır bir öğreti güçten yoksundur. Bir şeyi anladığımız zaman o bize kendi içimizden doğmuş gibi gelir."

"Bir çok şeye sahip olduğumuz halde, daha fazlasını istediğimiz zamanki hayal kırıklığımız, hiç bir şeye sahip olmayıp bazı şeyler istediğimiz zamanki hayal kırıklığından daha büyüktür."

"Kitle hareketlerinin doğuşunda, evde kalmış kızlar ve orta yaşını geçmiş kadınların büyük rolü olmuştur."

"Eğer iyi bir hayat yaşıyorsak bu bizi önemli değişiklik imkanlarını görmeyecek şekilde körleştirir."

"Aşırı insan, gerçek bir prensip adamı değildir. O bir amaca, amacın doğruluğu ve kutsallığı nedeniyle değil, bir şeye tutunmak için duyduğu şiddetli ihtiyaç nedeniyle sarılır. Gerçekte, onun bu ihtirasla bağlanma ihtiyacıdır ki, sarıldığı her amacı çoğu zaman kutsal amaç durumuna getirir."

"Askerlikten ayrılan bir kişi eski bir asker olur, hatta bazen bir kahraman olabilir, fakat kitle hareketi örgütünden ayrılan, kişi bir hain olur."
"Söz ustalarının bulunmadığı veya yazıların ve sözlerin şikayet taşımadığı yerlerde, yönetim ne kadar beceriksiz ve kötü olursa olsun, kendi kendine çöküp gidinceye kadar iktidarda kalır."

"Bir kitle hareketinin gücü, seçmiş olduğu düşmanın canlılığıyla doğru orantılıdır."
"Genellikle bir şeyi sevdiğimiz zaman, o şeyi bizimle beraber sevecek taraftarlar aramayız; aksine, sevdiğimiz şeyi seveni, rakip ve saldırgan olarak görürüz. Fakat bir şeyden nefret ettiğimiz zaman, aynı şeyden nefret eden taraftarları daima ararız."

"Günlük işlerinde başarı sağlayamayanlar, imkansız olan şeylere el atma eğilimi gösterirler. Bu onların eksik yanlarını kamufle eden bir araçtır. Çünkü mümkün olanı yapma girişimimizdeki başarısızlığımızın suçu sadece bize aittir; fakat mümkün olmayanı yapma teşebbüsümüzdeki başarısızlığımızı, o işin güçlüğüne bağlamamız haklı bir nedendir."

"Özgürlük, hayal kırıklığını azalttığı gibi aynı oranda çoğaltır da. Seçme özgürlüğü, başarısızlığın suçunu bireyin omuzlarına yükler. Ve özgürlük, birçok işe teşebbüs etme cesareti sağlayacağından, başarısızlık ve hayal kırıklığı miktarı da böylece artmış olacaktır."

"Kendi hayatlarını bozulmuş ve ziyan olmuş görenler, özgürlükten çok, eşitlik ve kardeşlik ararlar. Eşitlik arzusu, bir bakıma kişiliğini gizleme arzusudur, yani kumaşı meydana getiren ipliklerden birinin diğerinden ayırt edilmemesi gibi. Böylece kimse bizi diğerleriyle kıyaslayıp, kusurlarımızı ortaya çıkaramaz."

"Bir insan hayatının yolunu çizmekte, kendini ne kadar çok bağımlı hissederse, yoksulluğunun kendi kusurlarının bir sonucu olduğuna o derece az inanır."

"Tahmin edileceği gibi, hangi nedenle olursa olsun ailenin yıkılması, kolektif hareket etme ruhunu otomatikman geliştirir ve kitle hareketlerinin çağrısına uyma eğilimi yaratır."

"Aşırı benciller özellikle hayal kırıklığına kapılmaya elverişlidirler. Bir kişi ne kadar çok bencilse, hoşnutsuzluğu o kadar çok şiddetli olur."

"Tarihte büyük eser yaratan kişiler, hep büyük şehirlerde ortaya çıkmışlardı. Yaratıcı kişiler köyde, ormanda, kırda, dağ başlarında ortaya çıkmıyorlardı. Nasıl çıksın ki, yabancı şeylerin hoş karşılanmadığı ortamda ne yaratılabilir ki?  İnsan şehirde insanlığını bulmuştur. Şehir olmaksızın insan da bir şey değildir. Ancak ne var ki insanı kokuşturan, dejenere eden de şehirdir. Eğer biz şehirlerimizi yaşayabilir ve yaşanabilir durumda devam ettiremezsek bazı büyük ulusların ölümünü görebiliriz."

"Çin halk kitlelerinin isyankar olmayışının nedenlerinden biri de çok kıt olan yaşama imkanlarını biraraya getirebilmek için girişilen şiddetli mücadelenin dinamik olmaktan öte uyuşukluk etkisi yaratmasıdır."

"Bir şikayetin en şiddetli olduğu zaman, şikayet konusunun ortadan kalkma ihtimali belirdiği zamandır."

"İnanç (iman), genellikle bir kimlik kazanma işlemidir. Ve bu işlemle kişi, kendi kendisi olmaktan vazgeçerek ölümsüz bir şeyin bir parçası olur. Bir dinin, ulusun, ırkın, siyasi partinin veya ailenin kaderine olan inanç. hümaniteye olan inanç, gelecek nesillere olan inanç, yok edilme durumuyla karşılaşmış olan benliğimizi bu ölümsüz şeye bağlamaktan başka bir şey midir?"

1 yorum:

fizibilit Kadir Polat dedi ki...

İtiraf etmek gerekirse son dönemde bu kadar yoğun bir eser okumadım.

Çok faydalandım.

Bu eserde çok fazla dır ve dir li cümle var. Kesin ve kati ifadeler olasılıkları ortadan kaldırmaktadır.

Benim kanaatim çeviri dikkatsizliği yönündedir.

Kitapta daha çok Bolşevik 1917 Şubat devrimi etrafında oluşan düşünsel ve eylemler etrafında oluşan mulahazalar şekillenmistir.

Doğal olarak yazarın yaşadığı dönemin etkisi görülmektedir.

Amerikan düşünsel ve eylemsel gelişimi fazlaca iyi niyetle ele alınmıştır.

Daha çok Rusya ve Almanya üzerinde derinlemesine bir analiz mevcuttur.

Dinler üzerindeki mülahazası kitaba malzeme niteliğindedir.

Not:okuduğum baskı plato film yayınlarına ait.