13 Mayıs 2012 Pazar

İçimizdeki Şeytan ve Kürk Mantolu Madonna'sı ile "Sabahattin Ali"


Sabahattin Ali
 25 Şubat 1907 - 2 Nisan 1948 

Sabahattin Ali yazmaya şiirle başlamıştır, zaman içinde şiirleri Zülfü Livaneli, Ahmet Kaya, Sezen Aksu, Edip Akbayram tarafından bestelenmiş ve yorumlanmıştır.

Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir.

Yazdığı yazılar nedeniyle bir çok kez hakkında dava açılmış cezaevine girmiştir. Bir dava nedeniyle girdiği cezaevinde 3 ay yatmış çıktıktan sonra işsiz kalmış ve yazacak yer bulamamıştır. 

Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş

Daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur.Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır.


Kürk Mantolu Madonna romanını bir arkadaşımın bana hediye etmesiyle okudum, keşke daha önce okusaydım dedim. Etkilendiğim satırlar;











vee İçimizdeki Şeytan..


Kürk Mantolu Madonna' dan öyle çok etkilendim ki, biter bitmez hemen bu romana sarıldım. Benlik kavramı odaklı bir roman.Ana karakter olan Ömer'in iç konuşmaları, çok sevdiği Macide'ye karşı bile tam anlamıyla dürüst olamayışının yarattığı buhranları, içindeki şeytanı ve gerçekleri bu kadar net görmek biraz can sıkıcı geliyor, karamsar özünde. Kürk Mantolu Madonna kadar sarsılmadım ama kendi başına çok derin anlamlar taşıyan bir yapıt.

Kitabın arka kapağında şu sözler yer alıyor;

"isteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğimi fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiilerin daimi bir mesulünü bulmuştum: buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... içimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... içimizdeki şeytan yok... içimizdeki aciz var... tembellik var... iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç birşey: hakiklatleri görmekten kaçmak itiyadı var..."  


"İyi insan olmak kötülük yapmamak değil, içinde kötülük yapacak cevheri bulundurmamaktır." 

Bu cümle bu kitabı özetleyen en net cümledir bana kalırsa. 

Not: Kitabı bitirmiş Sabahattin Ali hakkında araştırma yaparken ölüm tarihinin kitabı bitirdiğim tarihle aynı olması tüylerimi ürpertmişti :)

4 yorum:

Mehmet Aktug dedi ki...

Kürk Mantolu Madonna 'dan sonra okuduğum her kitabı yarım bıraktım. Tabiri caizse, bu kitaptan öylesine etkilendim ki, bu etkiyi üzerimden alabilecek bir kitap arayışına koyuldum. Bu arayışım da beni buraya getirdi. Açıkçası şimdi de D&R' a gittim ve "İçimizdeki Şeytan"ı satın alıyorum. Önerin için gerçekten teşekkürler. Belki bu arayışa sayende son vermiş olurum. :)

Hilal Erdoğan dedi ki...

Kürk Mantolu Madonna o kadar sarsıcı bir kitap ki sonrasında insan ne okusa o tadı alamıyor :) bende sonrasında bir süre bu hissi yaşamıştım, rica ederim eğer İçimizdeki Şeytan'da yarım kalırsa Masumiyet Müzesi veya Yaşamın Ucuna Yolculuk tavsiyemdir:)

Mehmet Aktug dedi ki...

Tamamdır, tavsiyelerini de kesinlikle inceleyeceğim, teşekkürler :) Bir de, bir konuda sana mail gönderiyorum.

Adsız dedi ki...

kitap okumak ruhun huzura erismesinin temelidir bu yuzden kitapla ilgili her sey beni etkileyip kendine cekiyor