Aydökümü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aydökümü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Kasım 2013 Pazar

Aydökümü #Ekim 2013


Kitapçı Dergisi'nin Kasım sayısında yayınlanmak üzere ilk kadın romancılar hakkında bir makale yazdım bu nedenle de bu ay okuduğum kitaplar da çoğunlukla o doğrultudaydı :)




Fatma Aliye Hanım / Muhadarat



Zafer Hanım / Aşk-ı Vatan 

Ahmet Mithat Efendi / Fatma Aliye: Bir Osmanlı Kadın Yazarın Doğuşu





20 Nisan 2013 Cumartesi

Aydökümü #Nisan 2013


Nisan ayı benim için dolu dolu geçen bir ay oldu. Uzun zamandır listemde olan ama okumaya fırsat bulamadığım, merak ettiğim bir çok kitabı okudum ve hepsini çok beğenerek, istekle okudum. Bu yüzden mutlu ve huzurluyum. 


Bu ay boş vakitlerimi kütüphanelerde geçirdim kitapçılarda bulamadığım kitapları bulup okudum. Bu durumu alışkanlığa dönüştürmekte kararlıyım :) Gittiğim kütüphaneler arasında en etkilendiğim Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi oldu, Gülhane Parkı girişinde solda bulunan kütüphaneye tramvayla rahatlıkla ulaşım sağlayabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.


Bu Ay Hangi Kitapları Okudum? 
(Okuduğum kitaplarla ilgili ayrıntılı yazıları ilerleyen günlerde ekleyeceğim.) 

Virginia Woolf'un Kendine Ait Bir Oda kitabını mart ayının son haftasında okudum. Kitap beni oldukça etkiledi. Hatta Kitapçı dergisinin gelecek sayısında yayınlanmak üzere bu kitap hakkında bir yazı yazdım. Yazımı, derginin Mayıs-Haziran sayısında okuyabilirsiniz.

İlk okuduğum Tomris Uyar kitabı Aramızdaki Şey'di. Diz Boyu Papatyalar'ı da en az onun kadar severek okudum. Yıpranmış 1. baskısını okumak ayrı bi güzeldi :)

Aramızdaki Şey ve Diz Boyu Papatyalar'dan sonra elime aldığım Tomris Uyar kitabı 'Kitapla Direniş' oldu. Kitabı Bakırköy Kütüphanesi sayesinde keşfettim, henüz tamamını okuma fırsatı bulamadım oldukça kalın bir kitap çünkü. Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'ü herkes okumalı! Roman ütopik oluşu kadar  gerçekçi de. Bu onu kült ve her çağda okunabilir kılmış. 

Tezer Özlü - Ferit Edgü Mektuplaşmalarından oluşan Her Şeyin Sonundayım hakkında yazdıklarım burada




Cemal Süreya'nın eşi Zuhal Tekkanat'a yazdığı mektuplardan oluşan Onüç Günün Mektupları hakkında yazdıklarım burada

Dostoyevski'nin ilk romanı olan İnsancıklar'la ilgili yazdıklarım burada.

Bu Ay Hangi Kitapları Aldım? 
 Hilmi Yavuz'un yeni çıkan kitabına aldığım günden beri başlayacağım bir türlü kısmet olamadı :)

 Aslıhan pasajının 2. katında bulunan Eylül Kitabevinde rastladığım bu 1. basımları almadan olmazdı :)


                       İstiklâl'e gidip Yapı Kredi Yayınlarına uğramamak hiiiç olmazdı :)



3 Kasım 2012 Cumartesi

Aydökümü #Ekim 2012


Ekim ayı benim için az konuşup çok düşündüğüm az sosyalleşip çok okuduğum bir ay oldu, buna rağmen okuduklarım bana yetti mi, hayır. Kitapların dünyası öyle bir dünya ki insan okumaya başladığı zaman özellikle ard arda doğru kitapları bulmaya başlamışsa, içinde hep "daha fazla" diyen bir doyumsuzluk hissi doğmaya başlıyor. Şu an sırada okumam gereken 20ye yakın kitap varken hâlâ alım konusunda kendimi durduramıyorum. Ekim benim için şanslı bir aydı, özellikle kitaplar hakkında artık bir yol göstericimin olması da peş peşe "işte bu!" dediğim kitaplar seçmemi sağladı. Her insanın içinde okumak eylemini sevecek bir taraf olduğuna inanıyorum yeter ki kendisine uygun olan doğru türü bulabilsin.

Okuduklarımdan kısa bir analiz yapacak olursam; 
Tezer Özlü'nün "Eski Bahçe-Eski Sevgi" kitabı ruhumu bedenimin bulunduğu yerden ayırdı, başka yerlere sürükledi. Tezer Özlü benim için o kadar değerli ki Eski Bahçe-Eski Sevgi'yi alelade bir zaman diliminde okumak istemediğim için hep erteledim durdum. Onun kadar beğendiğim diğer romanda "Aylak Adam" oldu ve yine doğru zamanda okumanın etkisiyle bir iki gün içerisinde bitti. "İnsan ne ile yaşar"da keza öyleydi. Su gibi bir anlatıma sahipti. 

Daha önce Orhan Veli okumamıştım karşıma çıkan şiirlerini çok beğeniyordum sonunda bir akşam içinde ayin yapar gibi Bütün Şiirleri'ni okudum, çok iyi geldi.Yazarının Joanne Greenberg olduğu "Sana Gül Bahçesi Vadetmedim" kitabına gelecek olursam aramızda bir sevgi-nefret ilişkisi oluştu kendisiyle, aynı anda Tezer Özlü okuduğum için ciddi boyutta bir iç sıkıntısı yaptı hatta kitabı görünce bile midem bulanıyor verdiği iç sıkıntısından ama okuyorken elimden bırakmakta istemedim, ilginçtir Kuyucaklı Yusuf'ta aynı etkiyi verdi. "Pastoral Senfoni", İnsan Ne ile Yaşar gibi çabuk bitti ama okumasaydım da bir şey değişmezdi, etkilemedi beni çok fazla.


Bu kitaplarla ilgili yazacaklarım elbette bu kadar değil, hepsiyle ilgili söylemek istediklerimi ilerleyen günlerde ayrı ayrı ele alacağım. 



Ve Kasım ayının en güzel yanı şüphesiz ki İstanbul Kitap Fuarı :)


Tüyap'ta 17-25 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek, kaçırmayın üzülürsünüz :) Etkinlik Programı ve diğer ayrıntılara Buradan ulaşabilirsiniz.